
Yaşamda bir türlü bir yere gelememekten yoruldunuz mu? İstediklerinizden vaz mı geçtiniz?
Sizin için uygun olan bir yaşama sahip olma hakkınız var! Mutluluk ve tatmin duygusu ile dolu bir yaşam.
En son ne zaman birisi size ne istediğinizi sordu? Belki de lokantadaki garson? Ya da süper market de ki kasap? Çocuklarınıza, kocanıza, sevgilinize, ailenize, evinize, patronunuza, ev işlerine bakarken kim sizin ihtiyaçlarınıza karşılık veriyor?
Sizi hayatında birinci sıraya koyan kimse var mı? Muhtemelen yok. Hatta belki de siz bile koymuyorsunuz. Bu şaşırtıcı gelebilir ama gerçekte sizi ön plana koyması gereken ilk kişi öncelikle sizsiniz.
Evet, kendinizi her şeyden önce birinci sıraya koymalısınız. Hatta çocuklarınızdan bile önce ve kesinlikle kocanızdan önce. Kendinize bakmak ve yaşam depolarınızı doldurmak zorundasınız, yoksa başka kimse bunu sizin için yapmaz. Eğer ruhsal olarak çökmüş iseniz kimseye bir faydanız olamaz. Bunun anlamı, arada bir nefes almak, düşünmek, dinlenmek, plan yapmak… Ve daha pek çok ihtiyacınız için ara vermek demektir.
Hayal kurmaya hazır iseniz bir sonraki adıma geçebilirsiniz demektir.
Gerçekten ne istiyorsunuz? Akşam ne yemek istediğinizi sormuyorum ya da ne renk kıyafet almak istediğiniz ya da hangi filme gitmek istediğinizi.
Sormak istediğim
"GERÇEKTEN YAŞAMDAN NE İSTİYORSUNUZ?"
Bildiğim bütün kadınların temel sorunu zamansızlık. Bırakın gerçekten oturup detaylı olarak kendilerini dinleyecek, seçeneklerini araştıracak ya da hedeflerine ulaşmayı sağlayacak planları yapacak zamanı, bu soruya cevap vermek için düşünecek zamanları bile yok.
Peki, sizi tatmin edecek değişiklikleri ve başarılı olmanızı sağlayacak adımları nasıl planlayacak ve sonrada gerçekleştirmek için gerekli adımları atacaksınız?
Başlangıç olarak bir dakikalığına kendinizi aile bağlarınızdan, ilişkilerinizden, sorumluluklardan, baskılardan ve endişelerden kurtarın.
Rahatça oturabileceğiniz bir yer bulun. Gözlerinizi kapatın. Derin bir iki nefes alın. Unutmayın bütün endişelerinizi ve sorumluluklarınızı bir tarafa koydunuz. Yaşamın gerçeklerinden uzaklaşın. Gitmek zorunda olduğunuz yerleri unutun. Yapmak zorunda olduğunuz işleri, randevularınızı ve vermiş olduğunuz sözleri unutun. Ayrıca isteklerinize koyduğunuz sınırlamaları da kaldırın (eminim sayısı oldukça fazladır).
Her şeyi bırakın! Şu anki yaşamınızdan uzaklara kaymaya başlayın.
Zihninizde vücudunuzdan ayrılıp yükseğe doğru çıktığınızı, binanızdan çıktığınızı ve huzurlu bir yere doğru gittiğinizi canlandırın. Yakın bir yerler olabilir, mesela zaman geçirmekten hoşlandığınız bir yer. Bu mekândan aşağı doğru yaşamınıza bakın. Eğer her şeye sahip olabilme şansınız olsaydı nelere sahip olurdunuz? Yaşamınızda en çok neleri seviyorsunuz? Bedeli ne olursa olsun asla bırakmayacağınız neler var? Nefret ettiğiniz ya da sevmedikleriniz? Neyi değiştirirdiniz? Neyin gitmesine izin verirdiniz?
Eviniz neye benzerdi? Nasıl dekore ederdiniz? Nerde olurdu? Kendinizi güvende ve mutlu hissetmek için neleri değiştirirdiniz? Bir kaç dakika detayları düşünün.
Şimdi ailenize bakın. Yaşamınız nasıl olurdu? Çocuklarla geçirdiğiniz zaman neye benzerdi? Çocuklarınızdan uzakta geçirdiğiniz zaman nasıl olurdu? Bütün aile üyeleri arasındaki ilişkilerin nasıl olmasını isterdiniz? Bir sure gözünüzün önünde canlandırmaya çalışın.
İşiniz neye benzerdi? Bir işiniz olur muydu? Tam gün anne mi olurdunuz? Evden mi çalışırdınız? Kariyerinizi değiştirir miydiniz? Bir kaç dakika hayalinizdeki iş ile ilgili detayları düşünün. Ne kadar aptalca, imkânsızca ya da çılgınca gelse de hayal kurmaya devam edin. Sizi her şeyden çok mutlu edecek meslek ne olurdu? (Fikir: Sizin kolayca yapıp başkalarının zorlandığı şey nedir? Bu işi yaparak geçiminizi kazanma fikri sizi kulağınıza nasıl geliyor? Korkutuyor mu?)
Peki ilişkileriniz, evliliğiniz ya da aşk hayatınız ile ilgili ne tür bir durum var? Neye benzemeli? Sevdiğiniz kişi nasıl olmalı? Size nasıl davranmalı? Nasıl hissetmelisiniz? Birlikte neler yapabileceğiniz ve neler paylaşabileceğinizi hayal edin. Aranızdaki yakınlığı ve sevgiyi hissedin.
Son olarak, hayatınızdaki diğer önemli noktaları düşünün, örneğin arkadaşlıklar, topluma yönelik çalışmalar, seyahat, tatil, inançlarınız. Bütün bunların nasıl olmasını isterdiniz? Kuşkuculuğunuzu bırakın bir yana! Bir kaç dakikalığına hayallerinize, arzularınıza, isteklerinize ve gizli fantezilerinize bakıverin, detaylara inin. . . Ne gördüğünüze dikkat edin. Herhangi bir sürpriz var mı?
Şimdi derin bir nefes alın ve kendinizle konuşmayı başardığınız ve hayalinizdeki yaşama bakabildiğiniz için kendinizi tebrik edin.
Eğer sizi tatmin eden bir hayal kurabildiyseniz bir yerlere not almanızı öneririm. Hatta "İSTEKLERİM" günlüğü tutmaya bile başlayabilirsiniz. Bu deftere aklınıza gelen tüm detayları yazabilirsiniz. Ve zamanla yeni fikirler geldikçe eklemeler yapabilirsiniz. Ayrıca yaşadığınız korkularınızı, yargılarınızı ve tepkilerinizi de yazmanızı öneririm.
Örneğin, bazı klasik yaklaşımlar "Bu çok bencilce" ya da "Buna sahip olamam, niye düşünmek için bile zaman harcayayım ki!" gibi. Sadece düşüncelerinize konsantre olun ve defterinize yazın.
İtirazlarınızı yazmak kafanızdaki düşünceleri boşaltmanıza yol açar ve hayalleriniz için boş alan bırakır böylece onları da yazabilirsiniz!
İşte bu sizin istediğiniz yaşama ulaşmak için -ilk adımınız – kendinize arzularınıza bakmak için izin vermek.
Bu alıştırmanın hayatınızda sürekli yaptığınız bir alışkanlığa dönüşmesi için çaba sarf edin. Değişimlerin bir süre sonra gerçekleşmeye başladığını göreceksiniz!
ALINTI
Bir çok kişinin yaşamdan hiç bir beklentisi olmadan yaşadığını biliyorum. Bu hayat düşüncesi yoksa yaptıkları hiç bir işten zevk alamazlar ve hayatlarını birer moron olarak sürdürürler. Bence bunun için uğraşmalı, gerçek bir çaba harçamalıyız ve bu konuda kitap okumanın da çok büyük yararı olabilecegine inanıyorum. Bu yazıda hepimize bir parça yarar sağlamıştır inşallah.
YanıtlaSilcan yeleğini bile önce kendimize sonra çocuğumuza takmamız gerekiyorsa, sağlıklı bir anne, iyi bir eş olabilmek için önce kendimizden başlamalıyız. Fikirlerinize sonuna kadar katılıyorum ve bu kadar güzel anlattığınız içinde sonsuz teşekkürler.
YanıtlaSil