23 Şubat 2009 Pazartesi
Bir Kalorifer Böceğinin Günlügü
Dün gece yine ölümle burun buruna geldim. Kendime bir zarar geleceginden degil ama karım Cemile ne yapar sonra. Biz aksam yemegimizi genelde saat 11-12 gibi yerdik, ama ev sahiplerimizin misafiri geldiginden geç vakitlere kadar oturup yatmadılar. Neyse ki konukların gitmesiyle birlikte uykuya daldılar. Bir süre ortalıgın sakinlesmesini bekleyip, yiyecek toplamaya başladım. Bugün misafirler geldigi için menü çok zengindi. Pasta ve börek kırıntılarına bayılırız. Her neyse ben nevaleyi toplarken birden mutfağın ışığı yandı, ve "Aaaaaa! Karafatma" diye bir ses duydum. Salak adam, ben bir erkegim Fatmada nereden çıktı. Benim adım METIN. Böyle şeyler delikanlıyı bozar. Hadi beni karımla karıstırdın diyelim. Sen ne kadar korkak bir adamsın. Benim kaç katım büyüklügünde olmana ragmen bu bağırış da ne böyle? O korkunç sesin kesilmesiyle birlikte, sanki ben ona bir şey yapmışım gibi beni kovalamaya başladı. İnanın o kadar da dikkat ediyorum, tabak, çanak bardak üzerinde dolasmamaya çünkü bu dingilin karısı çok titiz. Bazen diyorum ki bu gıcıkların misafiri geldiginde git ortalarda dolaş böylelikle utanılacak duruma düşsünler. Ama yapamıyorum iste. Ne olursa olsun, ekmek yedigin tekneye kötü gözle bakmamak gerekir. Ben eve geldigim ilk yılları hatırlıyorum da ne güzeldi o günler. Rahmetli kayın babam ve kayın validem beni evlerine kabul etmişlerdi. O zamanlar rahattık, çünkü ev sahibimiz Rıza amca kördü. Bu sebeple evin her yerinde serbestçe dolaşabiliyorduk. Hatta Rıza amcayla aynı sofrada yemek yedigimiz günlerde oldu. Gerçi bizleri görebilseydi nasıl davranırdı bilmem ama o hep yüregimizde yaşayacak. Rıza amcanın durumu pek iyi sayılmazdı, memur emeklisiydi. Bu evde rahmetli karısınınmış, bu yüzden yiyecek konusunda bu kadar fazla seçenegimiz yoktu. Ama daha mutlu ve huzurluyduk. Rıza amca bir gün görünmez kazaya kurban gitti. Gerçi onun için bütün kazalar görünmezdi. Rıza amcanın topraga verildigi gün biz de oradaydık. Karşı komşusu Osman Zeki bey bize geldiğinde ceketini asmıştı. Biz de bunu fırsat bilip ceketin cebine girdik.Ardından Osman Zeki beyle birlikte mezarlıga doğru yola koyulduk. Rıza amcanın üç tane oğlu vardı ama bugüne kadar sadece nüfusta gözüküyorlardı. Hayırsızlar daha ilk günden evi satışa çıkardılar. Evi şu anda oturan adam ve karısı satın aldı. Eve ayak basmalarıyla kayınbabam ve kayınvalidemi öldürmeleri bir oldu. Adam sonra iğrenerek cansız bedenleri kağıda sararak çöpe attı. Sanki kendisi çok temizmiş gibi. Halbuki tuvaletten çıktıktan sonra ellerini yıkamadığına defalarca sahit oldum. Şimdilerde kendine üzerinde rahmetli kayınvalidemin resmi olan bir ilaç almıs, durmadan üzerimize sıkıp duruyor. Kayınvalidem Sultan hanım gençliginde fotomodel olduğu için bu tür ilaçlariın üzerinde resmi bulunuyor. Hatta bir iki reklam filminde de oynamıştı. Ama evlenince mecburen bıraktı. Çünkü kayınbabam tam bir Osmanlı erkeğiydi. Bugüne kadar rahmetli Rıza amcanın anısına bu evde oturduk, artık daha fazla dayanacak halimiz kalmadı. Eşe dosta haber saldık. Kendimize göre bir ev bulur bulmaz tasınacağız buradan. Belki de sizin evinize yerleşiriz hayat bu belli mi olur? (:
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Kim yazdı bu yazıyı :)
YanıtlaSilgülmekten karnıma ağrılar girdi valla ya
BÖCEK YAZMIŞ İŞTE
YanıtlaSilBEN DE ÇOK GÜLDÜM :)))
Aferin kız sana valla güzel olmuş
YanıtlaSil